2 Ocak 2016 Cumartesi

Hatırla

Sabahattin Gencal ve eşi Nurhayat Gencal
 
           2016’nın ilk dakikaları...

           Ardına dönüp bakmadan hızla geçen zamanın 31 Aralık 2015 Perşembe gününden 01 Ocak 2016 Cuma gününe geçtiği anlar...

           Hatırla...

          52 yıldır aynı yastığa baş koyduğum, acı ve tatlı günlerimizi paylaştığım vefakâr, fedakâr sevgili eşim Nurhayat elimi tuttu, parmaklarımız, her zamanki gibi kenetlenince “Hatırla...”dedi bana.
Hatırla kelimesinden sonra konuşmasına devam etti. Eğer devam etmeyip bir solukluk olsun sussaydı bu ara anda bazı çağrışımlar yapabilirdim. Örneğin:

           Hatırla sevgilim o mesut geceyi
           Çamların altında verdiğin bûseyi... güftesini Ya da;

           Hatırla Sevgili o eski günleri
           Çocuklar gibi
           Efkar mektubudur aşkın sözsüz okunur
           Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur... şiirini ya da başka bambaşka anılarımızı hatırlayabilirdim; ama hasta eşim devam etti:

           “Bir dahaki sene bu anı hatırla ve ruhuma Yasin oku, dua oku, hayırla an...” Yukarıda verdiğimiz örnekler Nihavent makamındandı. Yani Nihaventten Yasin’i Şerife geçtik.

            Allah sağlıklar ve hayırlı uzun ömürler versin; eşim cilt kanseri olduğu 1986’dan beri hep ölümden söz eder. 7 ameliyat geçirdi, birçok kez de hastaneye yattı. Bu dönemlerinde ölümden söz ederdi. Bir ara not yazayım: Eşim ölüm teması işler; ama ölümden korkmaz. Öteki dünya için hazırlanıp durur. Yeri gelmişken şunu ekleyeyim: Eşim ölümden korkmaz, ama öldükten sonra benim evlenme ihtimalinden korkar. Derler ya “Ölmekten değil, seni kaybetmekten korkarım...” Eşim, zaman zaman “Ben ölünce evlenirsen, gelir seni boğarım.” der. Onu anlıyorum, çünkü ben çok daha fazla kıskancım.

              Eşimin bu dünyada eşi görülmüş müdür bilemem. Her an ölecekmiş gibidir, ama hiçbir zaman neşesini, umudunu kaybetmez. Bir odadan bir odaya köşelere tutuna tutuna gider; ama doktorun önerdiği baston kullanmaz. Ağrılar, sızılar onu işinden de düzeninden de alıkoyamaz. Bu konuyu çokça işledim, yine tekrar edeyim O bir saat gibidir. Her işini tam zamanında, en güzel, en düzenli biçimde yapmadan rahat edemez...

            Sevgili eşim zaman zaman “Bu anı hatırla.” demiştir bana. Ama bu kez deyişi biraz farklıydı. Onun için Allah’tan hayırlı uzun ömürler dilemekten başka bir şey diyemedim ona.

           Sözünü ettiğimiz “anı” yani yılbaşını nasıl geçirdiğimizi, Allah ömür verirse gelecek sene de, sonraki seneler de hatırlamak için bu notları yazma gereği duydum.

             Yılbaşı gecemiz diğer gecelerden biraz daha farklıydı. Farklıydı derken yanlış anlamalara meydan vermiş olmayalım. Nurhayat, televizyonlarda dinlediği vaizlerden etkilendiği için hemen hemen her gece yaptığı hazırlığı yapmadı, ilâç altı için bazı şeyler atıştırdık o kadar.

            Biz her gece yatakta televizyon izleriz. Oturma odasında da televizyon var; ama eşim bacaklarını sarkıtamadığı için zorunlu olarak yatakta oturur. Yatsıya kadar yatak örtüsü üzerinde, yatsıdan sonra yorgan altında. Yeri gelmişken söyleyeyim, çıkmakta zorlandığı yüksekçe yatağımız adeta büyük bir masa gibidir. Bu masada yemek yeriz, bu masada oyun oynarız. Eşim yatakta oturur, ben de yatağın kenarındaki bir sandalyede. Eşimin oyun merakını defalarca yazmıştım ya tekrar edeyim günde 2-3 defa oyun oynarız. Oyun tek eğlencemiz nerdeyse. Tabii oyunu eğlenceye çeviren eşimin oyun esnasındaki şakalarıdır. Bin türlü şakası var. Daha evlenmeden önceki oyunlarımızda beni yenince tüylerimi yolar gibi yapar ve havaya uçururdu. Şimdilerde de el kol hareketleri yaparak beni güldürmeye çalışıyor. Söylemem ne derece doğru bilemem ben çok az gülen biriyim. Eşim ise her durumda gülebilen, şaka yapabilen biridir. Yine bir ara söz daha:

            Büyük oğlumuz Fuat, başka deyişle koç gibi doğduğu için Koçum dediğimiz Fuat, eşimin sırdaşı gibi. Fuat’tan 6 yaş küçük oğlumuz Ahmet de  daha küçük doğduğu için Serçe'mizdir. Biz hep takma isimlerle birbirimize hitap ederiz: Serçe'mizin çocuğu olmadı. Koç'umuzun ikizi var. Birine Küçük Koçum deriz, diğerine de Bülbülüm. Biri 3 yaşında, biri de bir haftalıkken ölen kızlarımız vardı. Bunların sevgileri Bülbüle... Bülbül bunu anlayacak yetenektedir, eminiz ki bir gün bizlere karşı sevgisini bülbül gibi şakıyacak. Eşim benim Nuruşum, ben Onun Seboşuyum...

           Seboşla Nuruş 2016’ya Başiskele’deki evlerinde yalnız olarak girerler.

           Birden üçüncü ağızdan yazmaya başladım. Gerçekten, ben beceremiyorum üçüncü biri hayatımızı yazsa daha güzel olurdu. Güzel ne kelime efsane olurdu.

           Yılbaşı gecesinden başladık, bu geceyi anlatmadan neler yazdım neler... Bunları geçerek yılbaşına dönelim. Bu yazıyı yılbaşından iki gün sonra yazıyorum. Olsun, televizyonlar da yılbaşı programlarını daha sonraları özetle vermiyorlar mı?

          Bu yazıyı yazacağımı eşime söyledim. O da “Şunu da yaz bunu da yaz .”dedi. Ve de içinden ne geçirdiyse gözyaşlarını akıttı. Nasıl olduğumu anlatamam. Bereket gözyaşları anlık. Birkaç dakika sonra neşe veriyor bana.

           “Biz hayatımızı yazıyor değiliz kaldı ki çeşitli vesilelerle çokca yazdık.”diyorum.(Bkz. 1) “Olsun” diyor ve ekliyor “Belki de son yazımız...” Allah uzun ömürler versin. İnsan bu duygularla yazabilir mi?

            Bir türlü yılbaşına giremiyoruz. Yine geriye dönüyoruz.

            30 Aralık 2015’te Kocaeli Tıp Fakültesine gittik. Dekan Prof. Dr. Zafer Utkan Bey çok iyi karşıladı bizi. Nurhayat’ı son on sene içinde üç defa ameliyat etti, her seferinde de çok iyi karşıladı bizi. Allah ondan da tüm doktorlardan da razı olsun. Muayeneden sonra ilâç verdi, bazı tavsiyelerde bulundu ve 6 ay sonra kontrola gelmemizi istedi. Doktorla vedalaşır gibiydi eşim. Eşime teyze diyen, anam gibidir diyen doktorumuzun “6 ay sonra gelin.”sözünü eşim 6 ay ömrüm kaldı diye yorumluyor. Bu da ayrı bir hastalık. Yılbaşına bu duygularla girdik.

           Yatsı namazından sonra yorganın altına girdik. Televizyonda gezindikten sonra O ses Türkiye Özel’de meşhurlardan şarkılar dinlemeye başladık. Nurhayat hepsinden çok daha güzel şarkı söyler. Onun şarkı arşivi çok zengindir. Çoğu zaman bana sitem eder “Beni körelttin.” der. Belki öyle oldu; ama neden acaba? Nedenini anlatmadan benim müzik kültürümün sıfır olduğunu söyleyeyim. Bir şarkı, bir türkü bile söyleyemem; ama müzik dinleyince hayallere dalarım. Bu müziği nerede dinledim, kimden dinledim, kimlerle dinledim, nasıl etkilendim...vb. gibi birçok şey aklıma gelir. Örneğin Yeşil Kurbağalar türküsünü dinleyince, taa 1960 yılına, Ordu’nun Perşembe’sine giderim.

             Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen Okulundaki izci arkadaşlarımla Perşembe İlköğretmen Okuluna kampa gelmiştik. Perşembe’li öğrenciler güzel şarkılar, türküler söylüyorlardı. Bunlardan biri de Yeşil Kurbağalardı. Perşembe’yi çok sevmiştim. Allah’tan 1964 yılında Perşembe Ortaokuluna verildim. Dere kenarındaki evimizin balkonundan kurbağa seslerini de dinledik. 

           Demem o ki şarkılar bir yerlere götürür insanı, belki bunun için Nurhayat şarkı mırıldanınca neler hissettiğini sorardım. İşte bu sorularımdan sebep şarkı mırıldanmayı bıraktı. İyi oldu, onun şarkılarda kaybolmasını bir an için bile yanımdan ayrılmasını istemem. Gerçekten zorunlu olmadıkça birbirimizin yanından ayrılmayız. El ele gönül gönüle günlerimizi geçiriyoruz.

           Yatsıdan sonra televizyon izlerken uyuyuverir Nurhayat. Bir saat uyur uyumaz, bir daha sabah namazından sonra uyur. Yani uykusuzluk rahatsızlığı da var. Ama o bunu sıkıntı yapmaz abdestini alır zikrini eda eder.

          Yılbaşı gecesi de uyudu Nurhayat o uyuyunca ben de cep telefonuyla internede girerek makale okumaya başladım. Bir müddet sonra uyandı ve tekrar televizyonu açtırdı. Televizyon izlerken biraz sonra elime tuttu, parmaklarımız kenetlendi ve “Bu anı hatırla...”dedi.

         Hatırla...

         “Hatırla” belki son sözümüzdür, ayrılsak da sevgimiz ölümsüzdür.

          Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
---------------------------
1.





*******************************************************************************



13 yorum:

  1. Anneciğim, babacığım bu güzel yazıyı ağlayarak okudum. Allahım her ikinizide bana bağışlasın. İnşaallah daha nice uzun seneler birlikte olacağız. Daha bir çok yeni yıllara eksiksiz gireceğiz. Ben torunlarımı sizin kucağınıza vereceğim. Onları da birlikte büyüteceğiz. SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM. ALLAHA EMANET EDİYORUM.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Fuat, merhaba sevgili yavrumuz,merhaba duygulu Koçumuz,
      Ağlamanıza dayanamayız. Sizin göz yaşlarınız bizim kalbimize akar. Kalbimizdeki kan gibi tüm hücrelerimizi etkiler. Onun için yaşam boyu neşenizin artarak devam etmesini dileriz.
      Allah sizleri de bize bağışlasın. Dualarımızın kabulü dileğiyle gözlerinden öperiz.

      Sil
  2. Beni de ağlattınız... Allah uzun ömürler versin, herkese böyle büyük bir sevgi, böyle saygı ve dayanışma içinde geçen, geçmekte olan bir ömür nasip olmaz... Ölüm insanın gerçeği siz benden daha iyi bilirsiniz tabii ki. Eşiniz buna hazırlanarak ne kadar doğru bir şey yapmakta. İnşallah bizler de hayatımızı onun gibi düzen, disiplin ve umut içerisinde; bir yandan da gerçek yaşamımıza hazırlanarak geçirebiliriz... Allah sizlere ve çocuklarınıza sağlıklı, neşeli nice nice yeni yıllar görmek nasip etsin inşallah. Sevgi ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Kalemderi,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Yorumunuzda işaret ettiğiniz gibi aile de, bu gök kubbe de sevgi ve saygı temelleri üzerinde durmaktadır.
      Bu fani dünyada sevgi ve saygının eksilmemesi ve hayır dualarınızın kabul edilmesi dileğiyle selamlarımızı sevgi ve saygılarımızı sunarız.

      Sil
  3. Merhabalar Sabahattin Hocam.
    Yazınızı okudum. Sayın hocam diyecek bir şey bulamıyorum. Allah sizi sevdiklerinize ve sevenlerinize onları da sizlere bağışlasın. Bu güzel birlikteliğiniz, beraberliğiniz ve mutluluğunuz ömür boyu devam etsin. Cenab-ı Allah sizleri her türlü kötülüklerden ve kem gözlerden korusun ve muhafaza eylesin inşAllah!

    Sizlere sağlıklı, huzurlu ve mutlu nice yıllar geçirmenizi dilerim. Bu yeni yılın tüm insanlığın hayrına vesile olmasını, sağlık;iyilik, güzellik, sevgi, barış ve mutluluk getirmesini Cenab-ı Hakk'tan niyaz ederim. Dile kolay 52 yıllık bir beraberlik. Allah devamını artırsın inşAllah.
    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Recep Bey, Merhaba blogger arkadaşım,
      Ziyaretiniz, yorumunuz ve hayır dualarınız için çok teşekkür ederim.
      Biz de sizlere ailece sağlık, mutluluk ve hayırlı uzun ömürler dileriz. Selamlarımızı, sevgi ve saygılarımızı sunarız. Allaha emanet olun.

      Sil
  4. "Hatırla" ne güzel bir sözcüktür. Ne zengin anlamlar taşır. Tıpkı "unutma" gibi. Eşinizle aranızda bir şaka, bir sitem, belki de bir naz gibi söylenir olmuş.Sevginin ifade ediliş şekli değişebiliyor, kişilere göre anlam kazanıyor, zenginleşiyor.
    Birbiriyle davranış, alışkanlıklar, kişilik açısından adeta bütünleşen eşlere ne mutlu. İyi günde, kötü günde bir ömür boyu mutlu yaşıyorlar, birbirlerini mutlu ediyorlar. Çevrelerine güzel örneklerle kalıcı izler, anılar bırakıyorlar.
    Nurhayat Hanım'a büyük geçmiş olsun.Hastalıkla ne güzel mücadele etmiş.Adeta arkadaş olmuş.
    "Uzun yıllar" değil, birlikte yaşanan "güzel anlar" önemli.O anları değerli kılmak insanoğlunun elinde.
    Size ve eşinize sağlıklı, mutlu, huzurlu bir yıl diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Makbule Hanım, Merhaba Blogger arkadaşım,
      Ziyaretiniz için ve edebiyattan, psikolojiden, yaşamdan süzülen özlü yorumunuz için çok teşekkür ederiz.
      Sizlere de ailece sağlıklı, mutlu ve hayırlı uzun ömürler dilerken selamlarımızı, saygı ve sevgilerimizi sunarız.

      Sil
  5. Merhaba Sabahattin Bey,

    Bu güzel mutluluğunuzu yürekten paylaşırken sağlıklı sevgi dolu günleriniz hiç eksilmesin.. Saygılarımla

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Tülay Hanım, Merhaba Blogger Arkadaşım,
      Ziyaretiniz, yorumunuz ve hayır dualarınız için çok teşekkür ederiz.
      Sizlere de ailece sağlıklı, mutlu ve hayırlı uzun ömürler dilerken selamlarımızı, saygı ve sevgilerimizi sunarız.

      Sil
  6. Çok güzel bir paylaşım olmuş, yüreğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Gazeteci N. G.,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle

      Sil
  7. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil