19 Ekim 2015 Pazartesi

Aklımızı kullanmalıyız


Goethe’nin,

Bir işi zamanında yapmazsan eğer
 Azalır taşımış olduğu değer.

Sözünden hareketle diyorum ki,

 “Sözü zamanında söylemezsen veya yazmazsan değeri azalır.

Sizler de diyebilirsiniz ki,

 “Zamanında söylenmeyen sözün değeri- azalması şöyle dursun- hiç kalmaz.

İşte, bunun için bugün konuşma vakti, bugün yazma vaktidir.


Anayasa Mahkemesi eski başkanlarından sayın Haşim Kılıç  bir konferansında,
 “Yarın susukunluğun ayıbını” yaşamamak için konuşmak gereği üzerinde durmuştur.

Hakikatleri konuşmamak ayıp mı?

Ayıptan da öte;

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

Bu söz insanlar arasında hadis olarak meşhurdur lakin bu sözün Peygamber Efendimize (s.a.v) ait olduğuna dair, bir bilgi mevcut değildir.

Bu sözü, Kuşeyrî, Risalesinde (s.62) "Yeri geldiğinde konuşmak, en güzel bir haslet olduğu gibi, zamanında susmasını bilmek de erdemli insanların özelliğidir." sözüne yer verdikten sonra, Ebu Ali ed-Dekkak'dan şunları duyduğunu kaydeder: "Hakkı söylemeyen / haksızlık karşısında suskun kalan şeytandır."

İbn Kayyim de el-Cevabu'l-vafî adlı aserinde (s.136) şu ifadelere yer vermiştir: "Batıl / yanlış şeyleri söyleyerek insanlara nasihat eden, konuşan şeytandır. Hakkı söylemekten sakınan ise dilsiz şeytandır."

Halk arasında "hakkı söylemeyen"den ziyade "haksızlık karşısında susan..." ifadesi daha meşhurdur.

Özetle, Hz.Ali'ye de zaman zaman isnat edilen, sahih veya zayıf bir kaynağı olmayan bu söz, hadis değil, bir kelam-ı kibardır.
     
Hadis olmamakla birlikte bu söz Peygamberimizin sünnetine tamamen uygundur çünkü Hz. Peygamber "Hakkı söylemek" ve "Haksızlık, batıl, zulüm ve cahillik karşısında durmak" üzere görevlendirilmiştir ve İslamiyet hakkın batıla karşı, hakkın şirke ve zulme karşı savaşıdır.
...
Adalet, hak ve eşitlik Kur'an'ın temel taşlarındandır ve Allah'ın kelamı ayetler batıl, zulüm ve şirkle sürekli mücadeleyi öğütlemektedir.




İster ayet, ister sünnet veya rivayet olsun; haksızlığa karşı susmak, hakkı çekinmeden söylememek imanın zayıflığıdır. Bu Allah'tan değil başkasından korkarak yapılırsa şirktir. Zulmü görmezden gelmek, fenalığı duymamış gibi yapmak, ahlaksızlığı eleştirmemek, haddi aşan zalimlere dur diyememek, yanlışları konuşmamak hep bu cümledendir.”[i]

“Günümüz Türkiye’sinde şeytanlar ortalıkta cirit atıyorlar.”desek yanlış mı söylemiş oluruz. Öyle değil mi?
Çokları yalan yanlış şeyler söylüyor, algı operasyonları yapıyor, bilgi kirliliği yaratıyor. Kimileri de “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”diyerek susuyor, siniyor.
Şeytanların, kimin üzerine indiğini size haber vereyim mi?
"Her günahkar-iftiracının" üzerine iner.
Onlar (şeytanlara) kulak verirler ve bunların çoğu yalancıdırlar. [ŞUARA(26)/221-223][ii]

İçtenlikle söylemek gerekirse bilgi havuzları o kadar kirli ki neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamıyoruz. Ne olup bittiğini, niçin olup bittiğini anlayamıyoruz. Uçuruma gitmekte olduğumuzu anlayamıyoruz. İşte bu bulanık havada aydınlara ihtiyacımız var.

Aydınlarımız bugün konuşmayacaklarsa ne zaman konuşacaklar?

“ Ya konuş veya ebediyyen sus.” da diyecek durumunda değiliz.

Büyük şeytan donanımlıdır, tecrübelidir, güçlüdür. Tüm şimşekleri üzerine çekerek küçük şeytanların kalbimize girmesine olanak sağlıyor. Küçük şeytanların kalbimize girememesi için, her türlü hile ve aldatmayla kalbimize giren şeytanlardan kurtulabilmek için  aydınların yol göstericiliğine ihtiyacımız vardır.  Üzülerek söyleyelim ki sözde bazı aydınlar da şeytanla işbirliği içinde olabilmektedir. Onun için her türlü karanlıklardan Allah’a sığınmak gerekir.
                             Hz. Musa, şöyle der:
…Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım...” (Bakara Suresi, 67)
Gerçi ilim sahipleri de şeytanın aldatmalarına kanabilir, ama cahil insan bu konuda daha korumasız bir haldedir. Cehalet, karanlığa benzer, ilim ise nurdur. İnsanın görevi, her türlü karanlıklardan Allah’a sığınıp aydınlığa yönelmektir.[iii]

Günümüzde büyük şeytan da, şeytan tayfası da insanımızı Allah ile aldatmaktadır.

“Allah ile aldatmak; dini; çıkar, koltuk, baskı, egemenlik aracı yapan bir sanayi koludur. İşin esası bakımından ne dini vardır ne de imanı. Onun dini-imanı, Tanrısı, ibadeti hep çıkarı ve hesabıdır.
Allah ile aldatanlar dokunulmaz, eleştirilmez bir 'tahakküm teolojisi' oluşturmuşlardır. Türkiye'de bu teolojiyi egemen kılmak istiyorlar ve bunda büyük ölçüde başarılı olmuşlardır.”[iv]


      


       Şeytanların kalbimize girememesi için, uçuruma düşmemek, kaosa sürüklenmemek için...vb. vahim durumlarla karşılaşmamak için aklımızı kullanmalıyız.
                                        
“Allah’ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir.(O, akıl ve iradelerini iman tarafına kullananlara iman nasib eder). Fakat akıllarını çalıştırmayanlara ise şeytanı musallat eder, o pislikte bırakır. 10/YÛNUS-100, ( Suat Yıldırım )”  [v]

      Her işimizde, hele hele toplumumuzu ilgilendiren konularda aklımızı kullanmalıyız; aklın gereğini yapmalıyız.

      Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli



[i] http://www.islamiforumlar.net/genel-islami-paylasimlar/33957-hakki-soylemeyen-haksizlik-karsisinda-susan-dilsiz-seytandir.html
[ii] http://www.yaklasansaat.com/cin-seytanlar/seytanlar/kuran_diyorki_seytan_dusmaniniz.asp
[iii] http://m.sorularlaislamiyet.com/index.php?oku=178751
[iv] http://www.idefix.com/kitap/allah-ile-aldatmak-turkiyeyi-kemiren-ihanet-yasar-nuri-ozturk/tanim.asp?sid=L7L55X5L3A3A7CL14XKR
[v] http://www.kuranmeali.org/10/yunus_suresi/100.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.

    Aklımızı kullanmamızla ilgili kaleme aldığınız yazınızı okudum. Aklımızı kullanmadığımız gibi bir de haksızlıklara karşı olan suskunluğumuz bizleri işte buralara getirdi.

    Bundan ders çıkarmalıyız ve artık gözümüzün önüne bakmalıyız. Aklımızı kullanmalıyız ve haksızlıklar karşısında da kesinlikle haksızlığı yermeli ve haklının da yanına olmalıyız.

    Selam ve dualarımla birlikte hayırlı günler dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil