12 Haziran 2015 Cuma

Eğitimden Kopmamak


                Unutulmayacak günler vardır. Okul mezuniyet günleri de unutulmayacak günlerdendir. Eğitim yılı son haftasında birçok okulda olduğu gibi torunumun okuduğu Kocaeli Başiskele Anadolu Kız İmamhatip Okulun da da,  mezun öğrenciler için 10. 06. 2015’te Mezuniyet günü töreni düzenlendi.
              Torunum Fatmanur Gencal’ın mezuniyet törenine katıldım tabii, ama, çok istekli olmasına rağmen hasta olduğu için eşim torunumuzun mezuniyet törenine katılamadı.. Annesi, babası ve kardeşi de İstanbul’dan gelince torunum sevindi. Dayısıyla beraber yengeleri ve dayılarının çocukları da Bursa’dan gelince torunumun sevinci katlandı.
               Tüm mezunların, tüm katılımcıların mutluluklarını gözledim. Güzel bir tabloyu inceler gibi töreni izledim.
               Tören güzeldi. Düzenleyenleri tebrik ederim. Tüm mezunları da tebrik ederken bundan sonraki başarılarının da artarak devam etmesini dilerim.
                35 yıllık yöneticilik ve öğretmenlik yaşamım biteli 16 yıl oldu, ama sanki hiç ara vermemişim gibi tören programını yaşıyordum.
              Törene katılan Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube müdürü ile çok kısa sohbet ettik. Bana “Eğitimden kopmamışsın.” dedi. Şube müdürü içimi okumadı ya, ihtimal iltifat için bu sözü söyledi. Ne için söylemiş olursa olsun bu söz düşündürdü beni.
               Eğitimden kopamamam Allah’ın bir lütfü kuşkusuz. Milli Eğitim Bakanlığı bile tümden eğitimden koparken ruhen eğitim içinde olmak iyi mi kötü mü bilemiyorum. Bu yaşta, hastalıkların verdiği sıkıntılar yetmiyormuş gibi Milli Eğitim Sorunlarını dert edinmem ...
             Torunumun mezuniyet gününü anlatmak varken kendimden söz etmem doğru değil.
             Tören bittikten sonra evde geç saatlere kadar sohbet ettik. Torunum bu sohbeti de hatırlayacaktır belki; ama onunla yaptığımız Cumartesi Sohbetlerini unutacağını sanmıyorum.
Torunumla, yanımda kaldığı dört yıl boyunca, genellikle Cumartesi günleri kahvaltı masasında uzun uzun sohbetlerimiz oldu. Gündemi önceden belirlenmemiş, konuşma süresi ve sırası olmayan, ders verme, not alma kaygısı olmayan sohbetlerimiz genellikle eğitim ağırlıklı olmuştur. Ben, masada öğretmen değil, dede değil sanki Sokrat olurdum. Torunum da genç beyindi, doğal düşünürdü.
              ‘Töreni anlatmak varken, böyle sapmalara ne gerek vardı.’diye düşünenler oluyordu. Şu kadarını söyleyeyim, ‘an içinde anlar vardır.’derler ya, gerçekten doğru. Torunum Fatmanur Gencal’ı ve arkadaşlarını tören sahnesinde belgelerini alırken içimden sadece yukarıdaki anlattıklarım değil birçok şeyler geçti: Liseye yazdırmamız, ilköğretim okuluna yazdırmamız geçti aklımdan. İlköğretimdeki ilk dersine, öğretmeninden izin alarak ben de katılmıştım. 
               Niye uzatıyorum ki çocukluklarını, bebekliklerini de düşündüm. Çoğul kullanmamın sebebi Fatmanır’un ikizi, adaşım Sabahattin’i de bu arada hatırlıyor olmamdı. Ümraniye Endüstri Meslek Lisesi elektrik eloktronik bölümünü bitiren Sabahattin de töreni izledi.
               Tören yıldızları sevgili mezunlarımız inşallah bundan sonraki yaşamlarında sönmezler. Bu gençlerin enerjilerinden yararlanmak varken, bunları hatalı eğitim sisteminin çarklarına bile bile atıyoruz. Yavrularımız yarın LYS’ye giriyorlar.
                 Daldan dala atlayabilirsiniz, tabii düşmemek koşuluyla, Mezuniyet törenini konu edinerek ilköğretimden üniversiteye uzanabilirsiniz tabii düşünce kapılarını açmak koşuluyla.
                Düşünce kapısından söz etmişken aklıma geleni de yazayım.
             
               Sevgili mezunlarımız, lise kapısından geçtiniz, önünüzde üniversite ve hayat kapıları var. İnşallah bu kapılardan da hayırlısıyla geçerek kendinize, ailenize, yurdumuza, ulusumuza ve insanlığa yararlı evlat olursunuz. Allah yardımcınız olsun.


                Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli

                Not: Torunum Fatmanur Gencal'ın Kocaeli Başiskele Anadolu Kız Lisesine başladığı ilk günle ilgili olarak Milliyet blokta bir yazı yazmıştım. Okuyan olabilir düşüncesiyle adresini veriyorum:  Tıklayınız . Okullar açılırken tazelendim

2 yorum:

  1. Merhabalar Sabahattin Hocam.

    Sizin gibi bir eğitimcinin, eğitimden kopması asla düşünülemez!.. Türkiye Cumhuriyeti'nin sizin gibi idealist eğitimcilere ihtiyacı var. Sizin gibi eğitimcilerin emekliliğini düşünemiyorum. Sizler hala bir deniz feneri gibi ihtiyacı olanlara yol göstermeye devam ediyorsunuz.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve iltifatınız için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil