27 Mart 2015 Cuma

Düşünüverin gayri...

SanatçıAuguste Rodin
Yıl1880 (alçı), 1904 (bronz)
TürHeykel
KonumRodin Müzesi, Paris


Auguste Rodin tarafından yapılan Düşünen Adam heykelini bilirsiniz. Rodin'in "Düşünen Adam" heykelinin bir kopyasının İstanbul Bakırköy'deki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ne dikilmesinin ironik bir hikayesi varmış. Bu hikâyeyi öğrenmek ve paylaşmak için yazıyor değilim. Diyeceğim başka benim...

50 yaşındayken rahmetli olan babam Mahmut Gencal, sigarasının dumanını ciğerlerindeki dolaşımından sonra havaya üflerken düşünürdü. Bu düşüncesi el hareketlerinden, açık deyişle avuçlarını belli aralıklarla yana açmasından anlaşılırdı.

Sistemsiz de olsa, herkes gibi ben de az çok düşüncelere dalarım; ama ne Rodin gibi elimi çeneme dayarım, ne de rahmetli babam gibi sigara içerken ellerime şekil veririm. Ek olarak yazayım, 1975’te Bahçecik Ortaokul müdürüyken, bir ara yolda giderken ellerim kontrolden çıkıyordu. Bunun üzerine ellerimi cebime koymaya başladım. Ellerini cebine hiç koymamış biri olarak yakışıksız bir durum bu. Bereket versin ki çok sürmedi bu durum.

Sahi bu yazıyı niye kaleme alıyorum ki...

Düşünenler akıl hastanesine mi düşer, yoksa yalnız akıl hastanesindekiler mi düşünür? Sigara içmeyenler düşünemez mi, ellerin düşünmeye katkısı mı gerekir?
Mantıksız sorular mı soruyorum?

Efkârlanmakla yani düşüncelere dalmakla düşünceyi karıştırdığımı söyleyebilirsiniz.

Allah aşkına söyleyin, bu kavramları sadece ben mi karıştırıyorum. Düşünce lügatlardan silindi gibi. Pardon, efkarlanma anlamına büründü gibi. Bu anlam değişikliğini neye borçluyuz?

Hâlâ düşünmeyecek siniz?
Burayı özellikle oluşturmak istedim topluma bakın ne diyor analar babalar profesörler alimler psikologlar imamlar hatipler ilim adamları buradakinin tam tersini aman düşünme mazallah delirirsin. Tam 74 ayet hala düşünmeyecekmisiniz diyecek siz hala diyeceksinizki sakın düşünme delirirsin kafayı yersin...”[i]

Gönül isterdiki Kur’an-ı Kerim ayetleri üzerinde düşünebilelim. Ama bu konuda yetersiziz. Peki, günümüzde olup bitenler hakkında düşünmekten de mi yetersiziz.

Yetersiziz, yetersiz. Rahmetli annemin ismi Yeter. Düşünceden yetersizlik anneyi kaybetmekten beter.

Samimiyetle belirteyim ki, ben kelimeleri yönetmedim. Kelimeler beni yönetti ve de Düşünce Vadisine getirdiler beni.

Efkârlanma düşün gayri. Bu memleketin hali ne olacağını sorup durma gereğini yap gayri.

Bu “gayri”kelimesini de çok nadir kullanırım. Nasılsa yazmış oldum. Şunu da belirteyim ki ellerim cebimde değil, ellerim klavyenin üzerinde.

Herkes kendi aklını beğenirmiş, herkes kendi yazısını beğenir miymiş. Bana öyle geliyor ki bu yazımız bilimsel makalelerden daha etkili olacak. Hiç değilse, hocamız acaba böyle bir yazıyı niçin yazdı diye düşünecek okuyucu. Öyle ya, öylesini de yazabilen biri böylesini niye yazdı?
Bu yazıdaki, gerekli gereksiz çağrışımları, iç kafiyeleri, tekrarları, şunları bunları bir yana bırakalım. Gerçekten, içinde bulunduğumuz durumu bir dakika olsun düşünüverelim.

Düşündüğümüz ölçüde, umulur ki sabit fikirli olmaktan kurtuluruz.

Biz kurtulabilirsek, inşallah toplumumuz da kurtulabilir.

Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli




[i] http://www.namazsureleri.biz/2012/10/hala-dusunmeyecekmisiniz.html


Sabahattin Gencal neye bakıyor, ne düşünüyor?





4 yorum:

  1. Çocukların, gençlerin beyinlerini öylesine yorduk ki, bir süre sonra zahmetsiz, düz ve kolay yolu seçiyorlar. Daha az emek, daha az zaman daha geçerli geliyor. Sanırım gerçek düşünürlere de hak ettikleri değeri veremedik, takdir edemedik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Düşüncelerinize katılıyorum.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. Merhaba sizi yeni keşfettim, takipteyim bana da beklerim
    http://meleginhediyeleri.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil