1 Şubat 2015 Pazar

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar

 



Bence, hayal, en genel anlamda kafada bir kurguyu canlandırmaktır.

Geçmişte gözlenen veya baştan geçen bir durumu, olayı canlandırmak hatırlamadır, hatıradır. Ancak bu hatıranın üzerine, şöyle olsaymış diyerek bir kurgu kurmak, bir benzetmeyle söylersek gerçeğin üzerine bir kat atmak boş da olsa bir hayal olur.

Bu anda kahvemizi içerken yanımızda birinin olmasını istemek bir arzudur; ama bu anda gerçekleşemeyeceğini bile bile arzulamak bir hayalden öteye gidemez.

Bir iş için plan, program yaparız, bir şeyler tasarlar veya hedefler koyarız. Bütün bunların üzerine bu an gücümüzün yetmeyeceği durumları kurgularsak bu da bir hayal olur.

Demek ki, hayal olsaymış, olsa demek, açık deyişle olmasını istediğimiz kafa canlandırmaları demektir.

Bu yazdıklarımızın artısı olabilir, eksisi olabilir; hatta yanlışı da olabilir. İşte bunun için yazıma “bence” diyerek başladım.

Sonra kafada canlandırmaktan söz ettim. Kimileri beyinde diyor, kimileri zihinde diyor. Belki de hepsi aynı kapıya çıkar, ama konunun uzmanı olmadığımız için genel anlamlı kelime kullandım.

Bilmem dikkatinizi çekti mi, gerçek katı üstüne kat atma kugulama benzetmesini kullandım. Benim zeminim üç dört kata müsaittir, senin zeminin beş altı kata müsait olabilir, onun zemini ise yedi sekiz kata. Daha çok kat atarsak bina çöker mi çöker. Öyleki gerçek katı da çöker ve bina altında kalırsınız. Yani hayalperestler deprasyona girebilir, hayal kırıklıkları fena çarpar insanı. Bana ait olan bu benzetmenin üzerinde fazla durmayın, dedim ya, konunun uzmanı değilim.

Hayal konusunu uzmanlardan dinlesek, okusak ilginç şeyler çıkar karşımıza. Yine hayal konusunda söylenenleri okuyuversek belki de yararlanırdık. Benimle hemfikir olanlar okumaya devam etsin.

Benimle hemfikir olmayanların okumayı bırakmalarını istemem yadırganmasın, bakın Marian Anderson  ne diyor: “Hayallerini ve ideallerini bıraktıysan bari yaşamayı da bırak.

Bir itirafta bulunayım, yetmişinden sonra hayallerim tükendi denilebilecek kadar azaldı. Bununla doğru orantılı olarak enerjim ve canlılığım da azaldı. İşte bunun için de “hayal” konusunu ele aldım. Googlede bu konudaki yazılardan bazı alıntıları fikir verir diye sunuyorum.

Bakın, fikir vermesi için diyorum, “hayal perest olun.” demiyorum. Yukarıda da, bir benzetme dolayısıyla yazdım herkes kendine uygun hayal kurgulamalıdır ki hayalleri altında kalmasın. Alıntıları da akıl süzgecinden geçirerek okuyunuz. Yoksa kaş yapayım derken...

Hayaller geleceğe ilişkin görüntülerdir. Önce zihinde canlandırır, sonra dış dünyada var ederiz. Bu, hem kısa dönemde; hem de sonsuza varan gelecekte yaşamı değiştirmeye yarar. Hayalin gelecek tasarımı olduğunu, bilinçli veya bilinçsiz, hayatı yönlendirdiğini yaşamımızda görebiliriz.
Hayalin bir anlamda düşünce olduğunu da söyleyebiliriz. Dilin göreli tanımları bu sözcükler arasında ayrım yapmayı zorlaştırır. Düşünmek zihinde canlandırmak, öznel resimler görmektir. Bir şeyleri düşünürken onları hayalimizde canlandırırız. İletişim kurarken, plan yaparken beyindeki gerçeklikle iş yaparız.” 
...
Herhangi bir insan, gün içinde binlerce hayal kurar. Bunları kabullenmediğimiz, ilgi göstermediğimiz için unuturuz.” (1)

 “Hayal kurmak geleceği makro ölçülerde yaşama isteğidir.

William Russell “Büyük işler, büyük hayaller kurma özelliği olan insanlarca başarılmıştır.” der. Hayaller hayat tarlasından geçerken elimizden toprağa düşen tohumlardır. Tohum ve tarla için de çabalamanız gerekir ki hayaller gerçek olsun.

Hayaller bizim kim olduğumuzun aynasıdır.” der Barbara Sher. Esaret altındaki insan özgürlüğü hayal etmeli ki yüreğinde şahlanış gülleri açsın. Aç insan ekmeği olmayan değil ekmeğin hayalini kuramayan insandır aslında. Bunu birçok durum için genelleyebiliriz.” (2)
Hayalın Artıları ;

·         Hayal etme kabiliyeti yüksek olan kişiler yazarlık, ressamlık, senaristlik ve sanatçılık gibi bazı meslek guruplarında inanılmaz başarılara ulaşabilir.
·         Gerçek hayata karşı her zaman bir miktar hazırlıklı olma gibi bir avantajı vardır.
·         Sahtede olsa bazen insanları mutlu edebilmektedir.
Eksileri  ;

·         Hayalciliğin fazlası insanı asosyalliğe itebildiği gibi hayal gücünün çok yüksek olması, insanı deliliğe kadar götürebilir.
·         Hayal etmek, insanı gerçek hayata karşı hazırladığı gibi aynı zamanda, yaşanılan bazı olayların hayallerdeki gibi olmaması insanı ciddi hayal kırıklığına ve akabinde depresif durumlara uğratabilir.
·         (En kötüsüde bu olsa gerek) Sadece hayal etmek, insanın karnını doyurmaz. Hatta aç bırakabilirde. (3)


“Herkesin bir hayali vardır. Ne istediğini bilen onu hayalden hedefe dönüştürür. Hayali hedefe dönüştürmek kolay değildir. Hayal sınırsızdır, biraz daha soyut ve belirsizdir. Ancak hedef öyle değildir. Hedef daha somut ve gerçekçidir. Hayale sayı, mekan eklediğinizde hedef olur.(4)


Hayal gücünün aktifleştirilmesi insanların hafıza ve beyin kapasitelerinin daha etkin kullanmasını sağlamaktadır. Özellikle çocuklar hayal güçlerini kullandıklarında daha kolay öğrenmekte, konuyu daha iyi hazmetmekte ve daha iyi anlamaktadırlar.” (5)

Fazla alıntı yaparak hayalcı olmanızı teşvik ediyor değiliz; sakın yanlış anlamayın. Her şeyin fazlası zarardır:

Hayalleri olumlu yönde kullanmak, güdüleyici bir faktördür. Zengin olmak, mutlu yaşamak vb. birçok hayal kurarız. Aslında hayal etmek inanmanın yarısıdır. Hayalini kurduğumuz şeyin gerçek olacağına inanmak insanı güdüler. Güdüler ise olumlu yöne sevkeder. Ve benim inancıma göre bir insanın inanıp da yapamayacağı bir şey yoktur. Tabi hayal edilen şeyin imkansız bir olay olması, insanı olumsuz yönde de etkileyebilir. Örneğin ünlü bir sanatçıya hayran olan bir kişi, onunla evlendiğini hayal edebilir. Bu hayali abartıp bir obses haline getirmek, gerçekleşme olasılığı çok düşük bir olay olmasından dolayı hayal kırıklığına ve psikolojik rahatsızlıklara da neden olabilir.” (6)

İçtenlikle belirteyim ki  yazımın ilk bölümünü Google’da gezintiye çıkmadan önce yazmıştım, yani dağarcığımda ne varsa yazıya dökmüştüm. İyi ki öyle yaptım. Yoksa bu konuyu toparlayamayacaktım. Bir an için “Keşke Google’da geziye çıkmasaydım, keşke okuyucuların kafalarını karıştırmasaydım.”diye düşündüm. Ama yazmış olduk bir kere. Madem yazdık siz de şu son paragrafları düşünerek okuyunuz:

“Hepimizin beyninde “Retiküler Korteks” diye adlandırılan özel bir organ var. Bu organın işlevi duyularımız tarafından algılanan her bilgiyi beynimizin ilgili kısımlarına dağıtması. . Retiküler Korteksimizde özel bir faaliyete geçirme sistemi bulunur. Retiküler Korteksimize belirli bir hedef için mesajı gönderdiğimizde, beynimiz radarını o hedef için açar. Bizim hedeflerimize ulaşmamız için algımızı hedefimiz yönünde çalıştırır. Günlük aktiviteler içinde biz unutsak dahi hayalimizi gerçekleştirecek fikirleri aramaya devam eder. Hedefimizle ilgili bir bilgi veya fırsatla karşılaştığında anında bizi uyarır, hatta beyni alarma geçirir. Maalesef bu inanılmaz organın küçük bir sorunu var, Retiküler Korteksimize ve bilinç altımıza yeterince açık talimatlar vermezsek ne aradığını bilemiyor, bilmeyince algılayamıyor, algılayamayınca bizi uyaramıyor. Bizde hep bir şeyleri hayal ediyoruz ama çok ayrıntılı, renkli ve coşkulu hayaller kurmadığımız için gerekli “ara-bul” komutunu vermemiş oluyoruz bu değerli organa.
Demek ki yapılacak işlem çok basit, hayalimizi çok ayrıntılı, renkli, gerçekleşebilecek boyutlarda, zaman kısıtları koyarak senaryolaştıracağız ( düşünsel olarak filme çekeceğiz ) Beynimizde bu filmi ara sıra oynatıp düzeltmeler yapacağız ki buna “görselleştirme” deniyor.” (7)

Aslında uzatmamıza gerek yoktu. Yahya Kemal Beyatlı’nın  mısralarını yazmak yeterliydi:
...
Çıktığın yolda, bugün, yelken açık, yapyalnız,
Gözlerin arkaya çevrilmeyerek, pervâsız,
Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!...

İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar.

Sabahattin Gencal, Başiskele, 01. 02. 2015
--------------------------




2 yorum:

  1. İnsan, âlemde hayâl ettiği müddetçe yaşar. elinize sağlık,değerli bilgiler olmuş..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz için teşekkür ederim.
      Hayalle ilgili görüşümü ve derlemelerimi yazdım. Yararlı olmuşsa mutluluk duyarım.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil