11 Şubat 2015 Çarşamba

Her Şeye Rağmen Geleceğimizden Umutluyum

Güneşin doğmasını Allah'tan başka kimse engelleyemez. (Sabahattin Gencal)

          Bugün Türkiye Cumhuriyetinin içinde bulunduğu durum, her zamankinden daha vahimdir. Türkiye Cumhuriyetini kaosa düşmekten kurtarmak için her yurttaşın üzerine düşen görevi yapması gerektiği üzerinde, zaman zaman durdum. Hatta, bu konuda Gencal Masası ya da HEEY Masası (bkz.3) dediğim bir öneri de geliştirmeye çalıştım.
          Çözüm çalışmalarında sorunlar önem sırasına göre sıralanır ve bir bir, adım adım bu sorunlar çözülmeye çalışılır. Ben en önemli sorun olarak HEEY’i tespit etmiştim. Açık deyişle hukuk, eğitim, ekonomi ve yönetim sorunlarını birinci sıraya almıştım. Bunlar birbirlerinden ayrılamazlar.

          Bugün eğitimin dibe vurmasına herkes üzülmektedir; ama ben bir eğitimci olarak daha çok üzülüyorum.
          Bugün hukukumuzun katletilmesine herkes üzülmektedir, ama ben bir hukuk fakültesi mezunu olarak daha çok üzülmekteyim.
          Bugün yönetimin raydan çıkmasına herkes üzülmektedir; ama ben bir kamu yönetimi uzmanı olarak daha çok üzülmekteyim.
         Bugün ekonomideki belirsizliğe herkes üzülmektedir; ama ben, ekonomiden hiç anlamayan bir emekli olarak daha çok üzülmekteyim.

         Sorunların çözümüne bir katkı sağlayamadığım için  de ayrıca üzülmekteyim.
         Artık yaşlı sayılırız, ufak tefek rahatsızlıklarım da var. Yani üzüntüler katlanarak devam ediyor.

        Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, bugün tehlike arz eden bir kutuplaşma var. Kutuplaşma, polemik, çekişme, kavga her zaman olagelmiştir; ancak bugünkü gibi nefret duyguları kabarmamıştı.          Bu nefretle yaşanmaz.
         Yaşanamaz bir ülke olma durumuna düşmemiz de az üzmez bizi.

         Üzüntülerimi zaman zaman aynı minval üzere belirttim. Bütün bu üzüntülere rağmen umutsuzluğa düşmediğimi de belirtmiştim, belirtmekte devam edeceğim.

         Yazımı okuyan olur mu, sesimi duyan olur mu bilmem. Bugün çok değerli eğitimciler, hukukçular, (bkz:1 ,2 ) yöneticiler, ekonomistler kısa aydınlar, entellektüeller yeterince yazıyorlar, konuşuyorlar. Ancak bunları bile ikale alan yok. Nerde kaldı benim sözlerimi ikale almak... Olsun, yine de yazmadan edemiyorum.

         Türkiye Cumhuriyetini, bilerek ya da bilmeyerek bu vahim duruma düşürenleri, korkutmadan tedavi etmek gerekir. Bunun için de uzmanları, özellikle psikologları göreve çağırıyorum.

         Ben sık sık doktora gidiyorum. Allah, doktora düşürmesin, doktorsuz da etmesin. Değerli doktorlarımız önce şikayetleri dinliyorlar, sonra hikâyemi dinliyorlar. (Doktor formlarında da hasta hikâyesi yazdığı için ben de böyle yazdım.) Sonra tahlil ve inceleme yapıyorlar en sonra da reçete yazıyorlar. Buna benzer bir çalışmayı psikologlarımız da yapmalı.

         Vahim duruma sebep olanlar önceleri ne söylemiş, ne yapmış, kimlerle ilişkilerde bulunmuş; bu andaki röntgenleri neyi gösteriyor; inceleme ve tahlil sonuçları ümit veriyor mu...vb. sorulara cevap bulup reçete oluşturmalı. Şunu eklemeden de geçemeyeceğim. Reçete kurtarmaz, reçeteyi harfiyen uygulamak gekir. (Yine, bir ara cümle yazayım. Ben ilâçlarımı zamanında alamadığım için, sevgili, vefakâr ve cefakâr eşim ilaçlarımı zamanında verir bana.) Bunu şunun için yazdım, psikologların verdiği reçeteyi uygulayamayan olursa aziz milletimiz yardımcı olmalı.

         Allah hepimizin yardımcısı olsun.


         Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli
------------------- 


Siyasi planım yok



8 yorum:

  1. Ahh Hocam yazınız,umudunuz çok güzel! Polyannacılık çok hoş değil ama bardağın dolu tarafını görmek sağlıklılık göstergesi.Sizde de bu özellik var.Her insanın,her ulusun bir hikayesi var malum.Zaman geçince Tarih bizimle adeta dalga geçiyor.Beğenilen belgeler ön plana çıkarılıp beğenilmeyenler yok sayılarak etki altında bırakılıyoruz.Geçmişime şöyle bakıyorum:Uzun sayılabilecek eğitim süreci yaşadım, yaşıyorum.Geçmişle ve günümüzle ilgili acımasız kötülemeler, övgüler ülkem adına beni üzüyor.Her şeye rağmen gençliğimizden ve geleceğimizden
    umutluyum.Yazınız ve üretkenliğiniz için çok teşekkürler sevgili Hocam.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      "Umudunu kaybedenler her şeylerini kaybederler."; onun içindir ki, başka bir şey yapamazsak bile umut aşılamalıyız.
      Hayırlı günler dileğiyle...

      Sil
  2. Sabahattin Bey çözüm psikologlar mı olur bilmiyorum ama bir çözüm bulunması gerekli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Psikologlar çözümün bir parçası. Aziz milletimizin gereğini yapacağına inanıyoruz.
      Hayırlı günler dileğiyle...

      Sil
  3. Valla sebahattin bey halk tehlikenin farkındaysa Türkiye bu seçimlerde kurtulur, yok hala akıllanmadılarsa Türkiye'nin sonu yavaş yavaş gelicek demektir bundan kaçış yoktur maalesef. İçinizi karartmak istemiyorum ama bu ülke ikinci bir kurtuluş savaşı vermeden kurtulamayacak. İyi günler dilerim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle...

      Sil
  4. huzurlu güzel günler temenni ediyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz için teşekkür ederim.
      Sizlere de huzurlu güzel günler dilerim.

      Sil