6 Şubat 2015 Cuma

Aklımızı Kullanalım



         Bugüne kadar (72 yaşıma kadar), eşim, çocuklarım, aile bireylerim, akrabalarım, öğrencilerim, arkadaşlarım dahil hiç kimseye bir fikir empoze etmedim. Cuzi iradesi olan, yeryüzünün halifesi sayılan insana bir fikir empoze etmeyi düşünemem. İnsana doğru alternatifler gösterilebilir, ona rehberlik yapılabilir. Ben de hep öyle yapmaya çalıştım. Güzel öğütleri, özellikle de aklı kullanmak gerektiğini hatırlattım. Çocuklarım dışarı çıkarken dediğim hep şu olmuştur: “Dikkatli olun, aklınızı kullanın.
Okuyucularıma da, asla fikir empoze etmeden sadece aklımızı kullanmayı hatırlatmak istiyorum. Yanlış anlaşılmasın herkeste akıl var. Ama aklı kullanabilmek bir başkadır.
Aklı kullanmak uçağı kullanmaya, gemiyi kullanmaya, arabayı kullanmaya benzemez. Pilot, kaptan veya şöfor olmak için okullara, kurslara gidiyoruz. Ama aklı kullanmayı öğretecek ne okul var, ne de kurs. Felsefe ve mantık dersleri, diğer birçok ders aklı nasıl işletebileceğimiz konusunda bir fikir verebilir belki; ama bu derslere nedense önem vermiyoruz.
Aklımı kullanabildiğimi ima dahi etmiyorum. Kullanabilsem böyle mi olurdum. Aklımızı nasıl kullanabileceğimizi de anlatmaya çalışmıyorum, bunun formülünü bilebilsem böyle mi yazardım.
Akıl Allah’ın lütfettiği insanı insan yapan eşşiz bir nimet, aklını iyiye, doğruya, güzele kullanabilmek en büyük bir maharettir.
         Her zaman, her mekânda aklımızı kullanmalıyız; ancak günümüzde, Türkiye’mizde, mevcut şartlara rağmen aklımızı kullanmamız artık farzdır. Şimdiye kadar aklımızı kullanmayı farzı kifaye olarak görenler oluyordu. Açık deyişle başkaları akıllarını kullandığı için kendimizi sorumlu saymıyorduk. Artık sorumluğu üstlenmeliyiz.
         Kendimizi, ailemizi, çevremizi, ulusumuzu ve insanlığı kurtarabilmek için enine boyuna düşünmeliyiz. Tabii, sabit fikirli olmadan, ön yargılı olmadan, şeytanlık düşünmeden, adam gibi düşünmeliyiz. “Yaa, bu toplumu, insanlığı biz mi kurtaracağız, biz de kimiz...”diye umutsuzluğa düşmeden, kendimizi küçük görmeden aklımızı kullanmaya başlayalım. İlk adımı atalım.
Dikkat ederseniz “Şöyle düşünelim böyle düşünelim.” demiyorum. “Düşünelim.”diyorum sadece. Tabii, düşündüğümüzü de ifade etmeye çalışalım. Gerçi ifade özgürlükleri kısıtlı; ama zarar görmeyecek biçimde, adabına uygun olarak görüşlerimizi açıklayabiliriz. “Haksızlıklar karşısında susan dilsiz şeytandır.”hadisini de hatırlarsak iyi olur.
         Ben aklımı işletemezsem, sen aklını işletemezsen, o aklını işletemezse, ne olacağını düşünebiliyor musunuz? Birileri, emperyalistler, yerli işbirlikçiler, “üst akıl” vb. gibi ifadeler kullanmayarak birileri diyorum sadece, evet birileri akıllarını şahsi menfaatleri doğrultusunda, toplumumuzun aleyhine kullanmış olabilir. O zaman da iş işten geçebilir.

         İş işten geçmeden, herkesin düşüneceğini ve aklın gerektirdiğini yapacağını umuyorum.
       
        “Umudunu kaybeden her şeyini kaybeder.”
         Daima umutlu olma dileğiyle...


        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli 

2 yorum:

  1. Yazılarınızı beğeni ile okuyorum. Her cümlenizden yararlanmak olası.Dolu dolu ve bir felsefe içeren görüşlerinizi tevazu içinde, sıkmadan ifade ediyorsunuz. Kaleminize, yüreğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz, yorumunuz ve iltifatınız için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle...

      Sil