10 Kasım 2014 Pazartesi

Türkiye Cumhuriyeti'ni Yaşatmak





        “Benim naçiz vücudum, elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk 10 Kasım 1938’de öldü. Allah rahmet etsin.
        Umulur ki Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar payidar olur.
Sonsuza kadar yaşamak ummakla olmaz. İlelebet yaşamasını arzu ettiğimiz ve bekçisi olduğumuzu söylediğimiz Türkiye Cumhuriyeti  için tehlike çanları çalmaktadır.
        Zaman zaman Cumhuriyetimizin büyük bir bunalım içinde olduğunu, bu bunalımdan kaosa düşmeden  çıkmak için herkesin üstüne düşen görevi yapması gerektiğini söyledim ve yazdım. Bir kere daha tekrarlıyorum ki Türkiye Cumhuriyetini bunalımdan kurtarmak için vakit geçmemiştir; ama geçmek üzeredir.
        Türkiye Cumhuriyetinin durumu böyle vahimken birçoklarının bu gerçeği görememelerine, hatta tam aksini söylemelerine aklım almıyor. Birçoklarının da tepkisiz olmalarına yine aklım almıyor.
        Aklım öyle karışık ki doğru dürüst analiz yapamıyor, doğru dürüst çözümler üretemiyorum. Tehlikeye parmak basmakla yetiniyorum. Benim tepkim de bu oluyor ancak.
        Niye tepkisiz bir toplum olduğumuzu zaman zaman düşünmüşümdür; ama bir cevap bulamadım. Tarihçiler, toplum bilimciler, psikologlar...vd. bilim adamları toplumumuzun uyuşukluğunun nedenlerini teşhis ederler her halde.  Toplumsal tepkisizliğin birçok neden vardır. Bunlardan bir tanesi bence askeri darbeler olsa gerek.
        Yanlış anlaşılmasın askerleri suçluyor değilim. Onlar akıllarınca ülkeyi uçuruma düşmekten kurtarmak için iç hizmet yönetmeliklerinin gereğini yaptıklarını düşünmektedirler. Doğrudur belki; ama yurttaşlarımızda alışkanlık oluşturdu.
        “Nasılsa ordu kurtarır, ordumuz varken bize bir şey olmaz.”...vb.  düşünceler şimdi aklımızdan geçmiyordur. Demokrasilerde kurtarıcı beklenmez; beklenen, istenilen Meclisin görevini hakkıyla yapmasıdır.
        Zaman zaman TBMM’nin bir parti grubu gibi değil, yasama organı gibi çalışması gerektiğini söyledim ve yazdım. Tekrar ediyorum, uyarmak haddim değil, akıl vermek haddim değil; aklımın kestiğini söylüyorum; daha doğrusu diliyorum ki TBMM üyeleri  bir kere daha seçilip seçilememe kaygısı taşımadan çalışsın. Diliyorum ki, ayyuka çıkan rüşvet, adam kayırma, suistimal...vb. olumsuzlukları kapatma düşüncesine kapılmadan çalışsın. Uzatmadan söyleyeyim  Milletvekillerinin yeminlerine[i] sadık kalarak çalışmalarını diliyoruz.
        Bazı basın organlarından bazı yetkililerin hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı çalıştıklarını okumaktayız. İnşallah bu doğru değildir. Bu konuda TBMM’nin denetim görevini behemehâl yapmalıdır.
        İçinde bulunduğumuz Atatürk Haftasında (10-16 Kasım) muhtemelen her zaman olduğu gibi saat dokuzu beş gece tüm bayraklar yarıya indirilecek, taşıtlar korna çalacak. Resmi törenler yapılacak; Atatürk’ün hayatı ve düşünceleri anlatılacak. Atatürk’ün ilke ve inkılapları sıralanacak, şiirler okunacak... Umarım bu tür etkinlikler yasak savar kabilinden değil içten olur. Yine umarım ki bu etkinliklerden dersler çıkartılır.
        Atatürk'le ilgili etkinlikleri kuşkusuz ki önemsiyoruz. Ama TBMM’de Atatürkle, Atatürk düşüncesiyle ilgili olarak yapılacak etkinlikleri daha çok önemsiyoruz.
        Sonuç olarak diyoruz ki hukukun üstünlüğü, demokratik ve laik Cumhuriyet ve Atatürk ilke ve inkılapları tehlikededir. TBMM üyelerinin, mecliste son günleri olsa bile yeminlerinin gereğini yapmalarını tekrar arzu ediyoruz.
        Otoriter liderlerin emrinde olan ayrıca Irk, dil, din ve mezhep aykırılıklarının parçalamak üzere olduğu Ortadoğu ülkelerine benzememek için çabalamalıyız. Aksi takdirde, Allah göstermesin Ortadoğu ülkerinden daha beter duruma düşeriz.
        Toplumlar layık oldukları gibi yönetilirlermiş. Bizler çok daha iyiye layık olduğumuzu göstermeliyiz. Demokrası sadece sandığa gitmek demek değildir. Sandığa bilinçli olarak gitmeliyiz. Sandığa gitmeden önce de yasal çerçeve içinde tepkilerimizi ortaya koymalıyız.
        Üstümüze düşen görevleri  hakkıyla yapamazsak Türkiye Cumhuriyetini koruyamayız.
        Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet yaşaması dileğiyle.

        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli




[i] . Andiçme 1982 anayasası 3. Kısım I. Bölümde yer almaktadır:

       Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.


                                                           Okumak için tıklayınız  


************************************************




8 yorum:

  1. Yazınızdaki temennilerinizin gerçekleşmesini dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz için teşekkür ederim.
      Dileklerimizin gerçekleşmesi için açık deyişle çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkabilmemiz için herkes elinden geleni yapmalıdır.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  2. çok güzel bir yazı..elinize sağlık..sizin milliyetblogda yazdığınızı daha yeni öğrendim..bende yazmayı denedim,birakçtane göndermiştim ama nedense birtanesini bile yayınlamadılar benim..ondan sonrada milliyeti hiç okumadım artık..bence bu yazınızıda o milliyet bloga eklemelisiniz..değerli bir yazıolmuş..çok sayıda kişinin okuması lazım bu tür anlamlı yazılarıki,insanlar birşeyler yapma cesareti bulsun..saygılarımla..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz, yorumunuz ve iltifatlarınız için teşekkür ederim.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
  3. Merhabalar Sabahattin Hocam

    Devletimizin ilelebet payidar kalması dileklerinize katılmakla birlikte bu konudaki sorumluluklarımızı da harfiyen yerine getirmekle mükellef olduğumuzu da unutmamak gerekiyor.

    Cumhuriyetimizin banisi Ulu Önder G.M.Kemal Atatürk'ü ölümünün 76 seneyi devriyesinde şükranla, minnetle ve rahmetle anıyoruz.

    Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Türkiye Cumhuriyeti'nin birlik, beraberlik ve huzur içinde yaşaması dileğiyle...

      Sil
  4. Daha güçlü , daha yaşanılabilir bir Türkiye Cumhuriyeti için hep beraber el ele

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.
      Türkiye Cumhuriyetinin birlik, beraberlik ve huzur içinde yaşaması dileğiyle...

      Sil