8 Ekim 2014 Çarşamba

Çalışmalıyız

     
       Çalışma, daha genel bir anlatımla etkinlik bütün dertlere devadır.

        Etkinliğin deva olma, başka deyişle ilâç olma, çare olma işlevi verim elde etme yanında beden gücü verme, gönül gücü verme açısından değerlendirilebilir.

        Yaşlı bir emekli öğretmen olarak verim elde etme uğraşısı içinde olamayız. Bedenimizi güçlendirmemiz de istenildiği ölçüde olamaz. Ama gönül gücümüzü artırabilecek etkinliklerde bulunabiliriz. En azından gönül gücünün, yaygın deyişle moralimizin bozulmaması için bir şeyler yapabiliriz. Bağda, bahçede, fabrikada, okulda; şurada burada çalışmamız da artık mevzuubahis olamaz. Onun için ancak okuma ve yazma etkinliğinde bulunabiliriz. Aslında böylesine bir etkinlik çok güzel, çok yararlı bir etkinlik olur; tabii gereği gibi yapılabilirse.

        “Yaşlı Adam” adlı sitemde yaşlılığımla ilgili bir moral bozulma durumumu belirten, “Yaşlandım” başlıklı bir yazı yazmıştım. Sağ olsunlar, bloger arkadaşlar yazıma ilgi gösterdiler; bazıları da yorum yazdı. Örneğin Hamiyet Akan; “Yaşlandım deseniz de ben zaten inanmam zira devamlı üreten bir insansınız, bu sizi her daim genç tutuyor.”  yazdı. Bu yorumda yukarıda yazmaya çalıştıklarımız açık, anlaşılır ve duru bir biçimde ifade edilmiştir.

       Her türlü üretme, bu arada fikir üretme kutsaldır ve her bakımdan yararlıdır. Bunu biliyoruz; ama üretme işi o kadar kolay olmuyor.

      Bir şeyler üreteceğimi iddia etmiyorum. Ancak düşünce ve duygularımı ham olarak aktaracağım.

       Bir ara not yazayım: İnsanın kafasında bir anda bin bir düşünce ve duygu belirir. Bin bir derken sayısız demek istiyorum. Bütün düşünce ve duygularımı aktaramam. İster istemez, seçme ve sınırlandırma yapacağız. Sınırlandırma yaparken “yararlı olma”yı göz önünde bulunduracağız.

       Yukarıda sözünü ettiğim, “Yaşlandım” başlıklı yazıma yorum bırakan bloger arkadaşlardan Ertuğrul Yıldırım şöyle diyor: “Yazdıklarınızı hem iyimser hem karamsar gibi gördüm. Karamsar olmayın. Mümkünse eğer sosyalleşmeye çalışın. Yani, başkalarının sorunlarına çare bulmaya çalışın Ülke sorunlarına da eğilin. İnanın yaşlılığın ne olduğu belki de aklınıza bile gelmeyecektir.. Tabii mümkünse bunları yapın, değilse kendinizi pek sıkmayın.”  E.Y’nin de önerdiği gibi başkalarının sorunlarını, ülke sorunlarını göz ardı etmeyeceğiz. Tabii, başarabildiğimiz ölçüde.

         Yararlı düşünceler üretemezsek de, güzel duyguları ortaya çıkartamazsak da, inanıyorum ki çabamız boşa gitmeyecektir. En azından oyalanacağız ve takıntılarımızı unutacağız.

       Yaşlı Adam bloguma bir slogan olarak, Andre Maurois’in “Yaşlılık kötü bir alışkanlıktır, çalışkan bir insan böyle bir huy edinmeye vakit bulamaz.” Sözünü kayan yazı olarak koydum.

       “Her yol Roma’ya çıkar.” yaygın deyişinden hareketle diyoruz ki gerek bilim adamları, düşünürler ve yazarlar, gerekse blogerler aynı şeyi söylüyor. Yani,  çalışmak ve yararlı bir şeyler üretmek, en azından düşündürmek bütün dertlere devadır.

        Güzel düşünmemiz dileğiyle.

        Sabahattin Gencal, Başiskele-Kocaeli



 Not:

Sabahattin Gencal'dan yaşlılara öğütler:
(Tıklamayı unutmayın)










   

4 yorum:

  1. Sabahattin Bey, Tekrar yazmaya başlamanız çok güzel. Yaş gereği elbette çok daha olgun ve tutarlı yazılar olacak. Sevgi ve saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve iltifatınız için teşekkür ederim.
      hayırlı günler dileğiyle.

      Sil
    2. Yaş sayılarla ilgili birşey. buraya zaman ayırmak, birşeyler yazmak , tecrübeleri ve yaşamı paylaşmak zaten herkesin yapabileceği bir şey değil. yazılarınızı çokca okumak isteriz. Aman kesilmesin. hem aynı körfezin kenarında oturuyormuşuz :)
      selamlar..

      Sil
    3. Merhaba,
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkürler.
      Hayırlı günler dileğiyle.

      Sil